logo
"İş Sağlığı ve Güvenliğinde Alternatif Çözümler"

Kanserin cinsiyet ayrımı

Avrupa’da, erkeklerde kanserden standardize ölüm oranı 100 000 de 255 iken, kadınlarda 100 000 de 143 tür. Amerika’da yapılan

bir çalışmada, 1971 ile 1990 arasındaki mesleksel kanserlerle ilgili tüm makaleler taranmış, sadece %35’inin kadınları kapsadığı ve

bunların beyaz kadınlar olduğu bulunmuştur. 2000’de, Inserm’in çalışması 1997’de çalışma yaşamına ilişkin yayınlanmış tüm çalışmaları

toplamıştır: sadece %7’si kadınlara, %31’i erkeklere ait iken; %51’i her iki cinsiyete yöneliktir, ancak kansere yol açan biyolojik

mekanizmalar cinsiyete göre farklılık göstermesine rağmen bu çalışmalarda hiç cinsiyete göre ayrım yapılmamıştır.

Bu durumu açıklamak için öne sürülenler erkeklerin işleri sırasında kadınlara göre daha ağır risklere ve daha fazla karsinojenlere

maruz kalmaları ve onların daha sıklıkla büyük işletmelerde (metalürji, kimya) çalıştıkları, bu durumunda epidemiyolojik çalışmaları

kolaylaştırdığıdır. Bu açıklamaların hiçbirisi tatmin edici değildir. Cinsiyet ayrımcılığı nedeniyle erkeklerin kanser riski yüksek

olan bazı aktivitelerde yoğunlaşmaları, kadınların korunduğunu göstermez. Sıklıkla, kadınlarla, binaların temizliği, bitirme ya

da birleştirme işlemleri, paketleme, işleme vb gibi hiçbir veriye sahip olmadığımız « periferik » aktivitelerde karşılaşıyoruz. Bunun

yanısıra, ücretli işlerde karşılaşılan karsinojen madde düzeyi (temel üretimdeki maruziyet ile temizlik malzemelerinin kullanımına

bağlı maruziyeti karşılaştırma açısından) ile ağırlıklı kadınlar tarafından gerçekleştirilen ücretlendirilmeyen ev işi düzeyini gözönünde

bulundurmak gerekmektedir. Yine de kadınlarda en sık karşılaşılan meme kanserinin (erkekteki akciğer kanserinden daha sık görülen) mağdurlarında

mesleksel bağlantının ya da kullandıkları ürünlerle ilişkisinin araştırma konusu olmaması ilginçtir. Buna karşın, kadın işçilerin,

35 yaşındaki beklenen yaşam süresi kadrolu kadınlara göre üç yıl daha düşüktür ; 35-80 yaş arası, kadın işçilerin ölüm oranı kadrolularınkinden

%40 daha yüksektir. Fransa’da, kadınların çoğunlukta olduğu ev ve bireysel bakım hizmet sektöründe, çalışanların %28’i

formol ve klorlu solventler gibi karsinojenlere maruz kalmaktadır. Buna rağmen, bu maddeler meslek hastalığı mevzuatında yer almamaktadır.

Meslek hastalığı bildirimi bu açıdan hiçbir zaman sonuçlanma şansına sahip değildir. Bu da kadınlardaki mesleksel

kanserlerin görünür kılınmasını daha da zorlaştırmaktadır ! 2011’de, 1200’den fazla meme kanserini ele alan bir Fransa

çalışması yayınlanmıştır. Bazı mesleklerin daha yüksek risk taşıdığını ortaya koymuşlardır. Bu meslekler tekstil, konfeksiyon, kauçuk,

plastik işçilerini ve hemşireliği kapsamaktadır.

 
Kanserin cinsiyet ayrımı

Haberin Fotoğrafları